|
Memuriyet hayatının son görevi olan bu görevden Mart 1985 yılında
emekliye ayrılarak astsubaylık dolayısıyla memuriyet hayatını
noktaladı. Halen kendisini tamamen musikimize adamış olarak,
musiki ile ilgilenmekte olan Hüseyin ERBAY, hayatını 1972
yılında Nurten hanım'la birleştirdi. Bu evliliklerinden musikiyi
simgeleyen Nihavent (1973), tabiatı simgeleyen Açelya (1977) adlarında
iki kızı bulunmaktadır.
HÜSEYİN ERBAYIN MUSİKİ HAYATI
Erbay'ın
sesi çok güzeldi. Ayrıca musikiye karşı büyük bir yeteneği
ve merakı vardı. Köyde kabaktan kemane yapar bildiği şarkı ve
türküleri çalmaya çalışırdı. İlkokul çağlarında komşu köyde
keman çalan Kemani Mustafa Karabayır'a dinlettiler O'nu.
Erbay'ın sesini çok beğenen Mustafa Hoca, geleceğin değerli
hoca, şef ve bestekarını sanki ta o zamanlar keşfetmişti. Mustafa
Hoca ile sık sık bir araya gelen Erbay, gerek ablası gerek amcası
Kadir Erbay ve gerekese kaçamak olarak dedesinin radyosundan dinleyip
öğrendiği şarkıları ezberler, fırsat buldukça Mustafa Hoca'ya
koşar ve onun kemanı eşliğinde söylemeye çalışırdı.
Daha sonra Astsubay okuluna girdi Erbay.Bu okuldan Astsubay
olarak mezun olduğu Ağustos 1965 tarihine kadar Erbay'ın müzik
hayatı; Astsubay okullarında şarkı sözleri biriktirmek, bol bol
radyo, pikap dinlemek, sınıflarının müzik şölenlerinde şarkılar
söylemekle geçti. Nihayet 30 Ağustos 1965 tarihinde Astsubay
olarak ordu saflarına katıldı ve Ankara'ya atanarak Genelkurmay
Başkanlığı'nda göreve başladı.
Ankara'ya gelir gelmez hemen girişimlerde bulundu. Artık
mesleğinde öğrencilik bitmiş bir astsubay olarak memuriyet
hayatına atılmıştı. Oysa O sadece memuriyet yaşamı ile
yetinmek istemiyordu. Onun en büyük amaçlarından biri; bir
yandan memuriyet hayatını sürdürürken diğer yandan da müzik
dersleri alarak sesini ve kabiliyetini en iyi bir müzik
eğitimi ile değerlendirip yetişmek amatör ruhlu iyi bir
müzisyen olmaktı. O zamanlar Birleşmiş Türk Müziği Sanatçıları
dersanesinde ders veren Nevzat Sümer hocanın derslerine
katılarak böylelikle ilk ciddi, bilinçli ve sistemli çalışmalarına
başlamış oldu.
Daha sonra sırası ile Ali Rıza Köprülüleroğlu, Mustafa Besen,
Nevzat Güyer, Necati Çağman, Fikri Varlı ve Cinuçen Tanrıkorur
gibi hocalardan ders aldı. Bu arada Ankara Musiki
Derneği'nin çalışmalarına devam etti. Ayrıca toplanıp
çalışmalar yapan Yılmaz Yüksel; Metin Everes, Kenan Yomralı ve
Yılmaz Pakalınlar grubunun çalışmalarına katıldı.
1968 yılında "Hafta Sonu" gazetesinin Türkiye çapında
tertiplediği " Türkiye Amatörler arası Ses Yarışması" nda 800 kişi
içinden ilk 50 aday arasına girerek finallere kadar yükseldi.
Gerek musiki derneği çalışmalarından ve gerekse
hocalarından edindiği faydalı bilgiler yanında gece gündüz demeden,
yılmadan bir çok maddi ve manevi fedakarlıklara katlanarak hep
çalıştı.
KORO ŞEFİ HÜSEYİN ERBAY
Koro şefi müzik
topluluğunun doğru ve güzel icraya ulaşabilmesi için, beraberlik ve
uyumu sağlayarak
o topluluğa sanat kimliğini verebilen yorumcu kişiye denir
Koro şefinde bulunması gereken özellikler ise; geniş bir repertuara
sahip olmak,bestekarların eserlerini iyi tahlil etmiş olmak, hassas
bir kulağa sahip olmak, yeni bir eseri gerektiği gibi
yorumlayabilmek,koristleri kişilik ve müzikal yönden iyi tanımak,
saz ve ses sanatçılarının özelliklerini iyi bilmek,
disiplinli ve müzik sanatının gerektirdiği hassasiyet ve otoriteye
sahip olmak şeklinde sıralayabiliriz.
Netice olarak;
Müzikal teknik ve otoritesini musiki zevk ve estetiği ile
birleştirebilen bir şefin orta halli bir eseri bile zevkle icra edilen
ve dinlenebilen bir hale getirmesi iyi bir şefin özelliklerindendir.
Koro şefliği bugün musikimizde önemli bir konu haline
gelmiştir.Koro şefi topluluğun önünde durup elini kolunu rast
gele sallayan biri değildir. Koro şefi korosuna tamamen hâkim
olmalı ve her şey onun parmağının ucunda toplanmalı,
bitmelidir. Şefin hareketleri icrası yapılan eserin ruh
yapısına ve ritmine uygun olmalı, ahenk sağlamalıdır. Saz
sanatçıları ve koristler eserleri tek bir ses ve ruhmuş gibi
yorumlayıp icra etmelidirler. Şef, koronun kıyafet birliğine,
saz adedine çeşidine dikkat göstermeli, bestecinin duyduğunu
duyabilmelidir.
"Besteci olarak hiçbir zaman iddialı değilim ama koro şefi
olarak, hoca olarak oldukça iddialıyım"diyen Erbay, gerçekten de bu
iddiasında haklıdır. Zira O yukarda saydığımız vasıfların hepsine
fazlası ile sahiptir.
Erbay'ın koro şefliğindeki özelliğini anlayabilmek ve bunun
zevkine varabilmek için, onu en az bir kaç kez korosunu yönetirken
izlemek gerekir.
BESTECİ HÜSEYİN ERBAY
Son derece ince hassas bir ruha sahip olan Erbay hoca musiki
dünyasından fışkıran nağmeleri musiki bilgi ve bestekarlık tekniği ile
ustaca birleştirip sevilen birçok esere imzasını atmıştır. Ünlü
bestekârımız Avni Anıl hocamızın sık sık söylediği bir söz
vardır. "Besteci yola duyguyla çıkmalıdır" der. İşte Erbay hocamız
yola daima duyguyla çıkmıştır. Eserlerinde akıcılık romantizm derin bir
duygu zenginliği bilgi vardır. Tüm besteleri günümüzün zevk ve
anlayışına hitap etmekte ve kendisine has seviyeli bir uslup
taşımaktadır. Bir bestecinin ruh yapısı ile eserlerinin bütünleşmesi
gerekir. işte Hüseyin Erbay buna verilebilecek en iyi
örneklerden biridir. Besteleri günümüze seslendiği gibi geleceğe de
seslenecektir.
Besteleri melodik, duygulu olup tamamen doğal ilham
mahsulüdür. teorik ve yapay geçkilere itibar etmemiştir. Usul ve
makam geçişlerini yerinde kullanmıştır. Besteleri yüksek bir
zevk ve engin duygu zenginliğinin bir eseridir.
Renkli kişiliği eserlerine yansımıştır. Eserlerinde seçtiği
sözlerin etkisi daima ön plandadır. Romantik ve duygusal bir
besteci kişiliğine sahiptir. Genellikle aşk ve romantizm içeren
sözleri seçmiştir.
İlk beste çalışmalarına kendi deyimiyle denemelerine 19661967
yıllarında başlayan Erbay'ın 50'ye yakın bestesi vardır. Bunlardan
2 si ilahi, 5 i çocuk şarkısı, 1 i oyun havası, 2 si saz semaisi
olup geri kalanı şarkı formundadır. Eserlerin 41 i TRT Repertuar
Kurulundan geçmiş olup, halen radyo ve televizyonlarda sık
okunmaktadır.
Bestekâr olarak TRT'nin Eskişehir Valiliği'nin, Devlet
Bakanlığı'nın, Üsküdar Musiki Cemiyeti'nin ve Milliyet Gazetesinin
düzenlediği yarışmalarda dereceye girerek 6'ya yakın ödül almıştır. |